HAVVA KARAKAŞ’ın Balkan müziklerini arşivleyen özel albüm çalışması "BALKAN HAVASI" dinleyicisiyle buluşuyor.

Rumeli türkülerinin usta yorumcusu Havva Karakaş'ın, içten ve coşkulu sesiyle yorumladığı "Balkan Havası" albümü Pasaj Müzik etiketiyle Mayıs ayında yayınlanıyor.

50’li yıllarda Makedonya'dan İzmir'e göç eden 6 çocuklu bir ailenin 5. çocuğu olarak Türkiye’de dünyaya gelen Havva Karakaş, Balkan müziği ve kültürünü bir yaşam biçimi olarak benimsedi. 28 yıl TRT sanatçısı olarak görev yapan göçmen kızı Karakaş, aynı zamanda 30 yıllık Balkan Müzikleri araştırmacısı, derleyicisi ve eser sahibi.

2006 yılında oluşturulan özel bir orkestra ile Balkanlar'daki Türk zenginliklerini geniş kitlelere duyurmak için TRT’de 3.5 yıl süreyle yayınlanan "Balkan Havası" adlı televizyon programını hazırlayıp sunan Havva Karakaş, hüzün ve neşeyi aynı anda içinde barındıran, yaşanmış hikâyelerin anlatıldığı, Balkan ve Rumeli ezgilerini, “Balkan Havası” adlı albümde topladı.
Balkan ülkelerinin, Üsküp, Prizren, Priştine, Bosna, Belgrat, Filibe, Selanik, Gümülcine gibi birçok şehrinde sayısız konserler veren Havva Karakaş’ın albümünde yer alan 16 şarkının düzenlemeleri, klarnet soloları, akordeon soloları ve bazı davul kayıtları yine göçmen bir ailenin çocuğu olan müzisyen- aranjör Tamer Karaoğlu’na ait. Nefesli enstrümanlarda ise bu albümün kayıtları için Makedonya’dan gelen Canbo Aguşev ve Koço Aguşev kardeşlerin imzası yer alıyor.

Balkanlardaki Türk kültürünün gelecek kuşaklara aktarılmasında önemli bir arşiv rolü görecek olan “Balkan Havası” albümünün prodüksiyonu Dünya Müzik’e ait. Bu müzik türünün karakteristik özelliğini yansıtan bütün enstrümanların canlı çalındığı albümün müzik direktörlüğünü Hasan Karakaş yaparken, kayıtlar ve miksler Alper Erinç'in stüdyosunda gerçekleşti.

16 parçanın yer aldığı, çoğunluğu anonim eserlerden oluşan albümdeki 6 şarkının sözünü yazarak 5 şarkının da bestesini yaparak, üretken tarafını ortaya çıkaran Havva Karakaş, albümde Yaşar Kerala’ya ait bir şarkıyı da yorumladı.
“Balkan Havası” albümüne üç şarkıda klarneti ile Serkan Çağrı konuk olurken, Candan Erçetin de 10 parçaya vokaliyle eşlik etti.


Balkan Havası Eskişehir'de

TRT İzmir Radyosu ses sanatçısı Havva Karakaş ve eşi saz sanatçısı Hasan Karakaş, TRT İNT ve TRT 4 yeni yayın döneminde yayınlanacak ''Balkan Havası'' programında gelenek ve görenekleri tanıtacak köylerin tespiti için Eskişehir'e geldi.

Canlı yayınlanacak ve 1 saat 10 dakika sürecek programın çekimleri için TRT 100 kişilik sanatçı ve teknik ekibiyle gelecek aylarda Eskişehir'de olacak.

Sanatçıları ve beraberindeki ekibi kabul eden Vali Kadir Çalışıcı, TRT'ye gereken her türlü yardımı yapacaklarını bildirdi.


SABAH RESİMLERİ - Gazeteci (HasanTahsin) Bosna gezisi

Gazeteci Hasan tahsin'in televizyonda yaptığı "Sabah Resimleri" programı da bu renkli gezimizde görevini hiç aksatmadan yaptı. Hasan Tahsin gezimizde aramızda Bosna'nın güzelliklerini bizlerle izledi, kendine göre yaptığı yorumları bizlere Sabah Resimleri programında canlı yayında anlattı. Hasan Tahsin'in gezimizin bir yerinde şöyle diyordu: "Bizim insanlarımız Bosna dostluğuna çok önem vermelidir."

Biz de bu görüşe aynen katılıyoruz.

Arandük Kalesi ve Müslümanlar

Arandük Kalesi, Osmanlılar döneminden bugünlere gelmiş, Müslümanlar'ın yerleştiği 80 hanelik şirin bir köy. Kalenin hemen dibinde bulunan köyde, Osmanlı'dan miras kalmış cami ve tahtadan yapılmış minaresi hala duruyor. Caminin içinde Osmanlı Sancağı ve Türk Bayrağı bulunuyor. Her cuma günü bu bayraklar minareye asılıyor. Köyün tamamı Müslüman. Türk Halk Müziği hala söyleniyor. Gezimize katılan ve Türkiye'de söylediği Balkan ezgileriyle ünlenen Havva Karakaş ve eşi saz sanatçısı Hasan Karakaş Varandük halkıyla Balkan müziklerini kalede birlikte okuyarak hasret giderdiler. Balkan Türküleri araştırmaları için Bosna'da bulunan Havva Karakaş, söylediği türkülerle Varandüklülerin kalbini fethetti. Varanrdüklülerin hala Osmanlı yapılarını korumaları göze çarparken Varandük nehrinin güzelliğini anlatmaya kelimeler yetmiyor.


Havva Karakaş Ve Balkan Havası - Hüdai Ülker Makedonya Türkleri Resmi Sitesi

Rumeli türkülerinin usta yorumcusu, TRT İzmir sanatçısı hemşehrimiz Havva Karakaş’ın, 22 Ekim Pazar günü (arife günü) sunduğu ‘Balkan Havası’ programını izledim, çok beğendim ve bir Makedonya göçmeni olarak gurur duydum. Öncelikle böylesine güzel bir programı bizlere sundukları için TRT yetkililerine ve sanatçılara teşekkür ederim. Nicedir böyle bir program izlememiştim ve özlemiştim Balkan türkülerini.

Tabi ki her coğrafyanın Türküleri güzeldir ve zevkle dinleriz. Ben Türk dünyasını bir bahçeye benzetirim. Bu bahçenin her köşesi bir başka güzelliktedir. İşte bu bahçenin Balkanlar köşesinde de bizim güzelliklerimiz vardır. Bizler Balkan Türk kültürün türkülerini dinleyerek büyüdük. Bunun yanı sıra Balkanların masalları, yemekleri, giyimleri, bilmeceleri, manileri, düğünleri bizlerin kopmaz parçasıdır.

Havva ve Hasan Karakaş çiftinin ve tabi ki hazır bulunan diğer sanatçıların katkılarıyla gerçekleşen bu programda Balkan Türkü’nün türküleri söylendi ve bu yörenin zengin kültüründen örnekler verildi. Bundan sonra da bu program sanıyorum on beş günde bir yayınlanmaya devam edecek.

Balkan Türk kültürü bu tür televizyon programlarıyla ve diğer sanat etkinlikleriyle ayakta kalır. Tabi bir de kalem tutan insanların usanmadan kendi kültürü üzerine yazılar yazması da kültürümüze katkı sağlar. İnanın ki, bu tür faaliyetlere çok ihtiyacımız var. Gereksiz tartışmalar ne kendimize ne de kültürümüze bir şey kazandırır. Yazışma gruplarından her gün on, yirmi, bazan daha fazla mesaj geliyor. Ancak bunların içindeki faydalı mesajlar, en iyimser tahminle birkaç taneyi geçmez. Oysa yazacak ve yapılacak o kadar çok iş var ki... Balkanlar’daki eski Türk kentleri ve köylerinde, üzeri külle örtülü kalmış Türk izleri, yani dilimiz, edebiyatımız, türkülerimiz, masallarımız, yemek kültürümüz, sözün kısası Balkanlar’daki Türk kültürünün bütün zenginlikleri sürekli taze kalmak zorundadır.

Şu sıralarda elimde Türkistan üzerine yazılmış, 1942 tarihli Almanca bir kitap var. Yazarı Reiner Olzscha adlı bir Alman. Bu kitapta şöyle bir cümleye rast geldim:

"Amerikalı arkeolog Pumpelly, Orta Asya’da yaptığı kazılarda m.ö. 8250 yıllarından kalma Türk kültürü kalıntılarına rastlamış."

Demek ki, Türk kültürünün tarihi en az on bin yıl öncesine kadar gidiyor. Oysa Batı Avrupa kültürü iki bin yıl önceye kadar bile gidemiyor, oralarda tıkanıp kalıyor. Türk kültürünün on bin yılı karşısında Batı Avrupa kültürü dünkü çocuk gibi görünüyor. Tabi ki bunları kimseyi küçük görmek için yazmıyorum. Her insan ve her kültür saygındır ve dünya medeniyetine katkıları olmuştur. Burada sadece mensubu olduğumuz kültürümüzün ne denli eski ve zengin olduğuna dikkat çekmek istiyorum. Madem ki Allah bize bu kadar eski, bu kadar zengin bir tarih bahşetmiş, bizlerin de bunu yaşatması bir görev, hatta görevden de üstündür. On bin yıllık Türk tarihi ve en az beş bin yıllık devlet geleneği, tabi ki sadece Türkler için değil, insanlık için de çok önemlidir.

Havva ve Hasan Karakaş’la birkaç yıl önce İzmir’de buluşmuştum. İkisi de çok kibar, mütevazi ve dost canlısı insanlar. Havva hanım sürekli hedefi olan bir sanatçıdır. Ailesi İştip’in Cumalı kasabasından göç etmiştir. Kendisi, İzmir’in, neredeyse tamamı Rumeli göçmeni olan Çamdibi semtinde büyümüştür. Havva hanım, kültürüne sıkı sıkıya bağlı olan ailesinden çok şey öğrenir. Bunun yanı sıra yaşlı tanıdıklarından da eski Rumeli türkülerini dinler ve bunları not eder. Havva hanım, Makedonya ve Balkan Türk kültürüne tüm olarak bakar. Yani insanı doğumundan ölümüne değin izleyen bir kültürdür Balkan Türk kültürü. Bakış açısı böyle olunca ‘Balkan Havası’ programları da zengin geçecek demektir.

Yazıyı noktalarken, sanatçılarımızı ve yetkilileri bu program nedeniyle bir kez daha kutluyorum ve gelecek programı da sabırsızlıkla beklediğimi de ifade etmek istiyorum.

Hüdai Ülker


BALKAN HAVASI - Ayşegül Aran Yorumu

19 Kasim Pazar günü saat 19:00 da TRT-INT ve TRT-TÜRK kanalinda yayinlanacak olan TRT Ankara Televizyonu yapimi BALKAN HAVASI adli programi kaçirmamanizi dilerim Belki de seyrediyorsunuzdur.(Uludag Buz Mavisi Gölleri haber verirken aklimda Balkan Havasi vardi tarihi o nedenle yanlis yazmisim)

Kendisi de Rumeli kökenli ses sanatçisi arkadasimiz HAVVA KARAKAS hanimin sundugu,esi Hasan Karakas beyin sefliginde ayni zamanda birbirinden güzel eserleri konuk olan sanatçilarla birlikte seslendirdigi bu programin bir saniyesini bile kaçirmak istemeyeceksiniz.Rumeli görüntüleri esliginde, Rumeli de kisilerin basindan geçen fikra gibi olaylarin anlatildigi, halaylarin çekildigi ve sizi bulundugunuz yerden Rumeliye götüren müptelasi olacaginiz harika bir program.

15 günde bir yayinlaniyor bu program, geçen iki programi banttan yayinladilar.Geçen hafta Makedonya türküleri seslendirildi.Bu hafta canli olacak ve genel Rumeli olacagindan bahsetmislerdi. Son degisiklik var mi bilmiyorum.

Stüdyoda seyircili oluyor. Havva Karakas günlük hayatinda nasil ise ekranda da öyle, hos olanda bu. Aslinda ikimizde Izmir de çalisiyoruz fakat ben O'nu Serebrenitsa Katliaminin 11. yildönümünde Bosna'da tanidim.Insan alisveriste,yolda bence bir de aci da taninirmis.

Programi yapan arkadaslari kutlar emegi geçen herkese sonsuz tesekkürler ederken iyi seyirler dilerim.

Saygilarimla: Ayşegül ARAN

balkanhavasi@trt.net.tr araciligi ile isteklerinizi belirtebilirsiniz.


 

 



| Ana Sayfa | E-Posta | İletişim |  

Bu sitede kullanılan resim, müzik, video ve diğer belgeler orijinal olup tüm hakları Havva Karakaş’a aittir.
İzinsiz kullanılamaz.
Tasarım ve uygulama: Venüs Ajans